9 Kasım 2019 Cumartesi
20 Ekim 2019 Pazar
Uğur YATMAZ Proje ve Yatırım Finansal Danışmanlık Faaliyetleri
UĞUR YATMAZ DANIŞMANLIK FAALİYETLERİ
Bir ülkenin gelişmişlik düzeyinden bahsederken sıklıkla kullanılan ölçütlerden biri de o ülkede gerçekleştirilen yatırım toplamıdır. Mal ve hizmet üretmenin en temel şartı üretim tesislerin kurulması ve işletilmesi dir. Bu faaliyetin realize edilebilmesi ise o ülkedeki fon ve kaynaklarının yatırıma dönüştürülmesi, sürdürülebilir kalkınmanın temel özelliğidir.
Genelde ülke ve toplumların özelde ise kişilerin ihtiyaçları sınırsız iken bu ihtiyaçları karşılayacak kaynaklar sınırlılık arz etmektedir. Bu nedenle elde bulunan kıt kaynaklarla sonsuz ihtiyaçların karşılanması her zaman mümkün olmamaktadır. Kaynakların optimum kullanımı, en yüksek faydayı sağlayacak yatırım alternatifine kaynakların yönlendirilmesi son derece önem kazanmaktadır.Bu noktada, her yatırım alternatifi için kullanacağı kaynak ve karşılığında üreteceği katma değeri ortaya koyan bir çalışma yapılması gerekmektedir. Bu çalışmalar ülkemizde fizibilite etüdü olarak anılmaktadır.
Yatırım; bir işletme kurmak amacıyla eldeki parasal değerlerin fiziksel değerlere dönüşümünü ifade eder. Yani her yatırım, daha sonra tekrar para getiren bir ekonomik değerdir.Yatırımlar yapıldıkları dönemde işletmenin karına olumsuz etkide bulunur ve birim maliyeti arttırırken; tamamlanıp nakit girişi sağlamaya başlayınca karlılık artışını getirir.
Yatırımların başarılı olabilmesi için gerekli şart kararların rasyonel ve amaca uygun bir analize dayandırılmalıdır.Kesin bir yatırım kararı almadan önce ekonomik, teknik, finansal, yasal ve mali araştırmalar yapılarak işletmenin kurulmasının karlı ve yararlı olup olmayacağını ortaya koyan sistemli ve bilimsel çalışmalara ise fizibilite raporu denir.
Bu nedenle fizibilite raporuna kurulabilir lik ya da yapılabilirlik araştırması da denmektedir. Fizibilite raporu, işletme açısından çok yönlü yararlar sağlayan araştırmaların toplamıdır. Bu araştırmaların amaçları ise şöyledir:
Kesin proje çalışmalarına geçmeden önce yapılan ön-proje çalışmaları ile araştırma giderlerini azaltmak. Çünkü ön proje kesin projeye göre daha ucuzdur.Seçenekler arasından işletmenin nerede ve hangi büyüklükte kurulacağını tercih etmek. İşletmenin en verimli ve karlı olacağı bölgeye (kuruluş yeri) ve en etkin alana (konumluk yeri) kurulmasını sağlamak İşletme sahiplerine yatırımın finansal boyutu ve dış kaynak ihtiyacı hk. bilgi vermek. Sermaye tedarik seçenekleri hk. bilgi sağlamak.
PROJE VE FİZİBİLİTE
Bir ülkenin gelişmişlik düzeyinden bahsederken sıklıkla kullanılan ölçütlerden biri de o ülkede gerçekleştirilen yatırım toplamıdır. Mal ve hizmet üretmenin en temel şartı üretim tesislerin kurulması ve işletilmesi dir.
PROJE VE FİZİBİLİTENİN HAZIRLANMASI
Gümrük muafiyeti ve ya yatırım indirimlerinden yararlanmak.Kredi olanaklarından yararlanmak. Devlet Planlama Teşkilatının onayladığı raporlar kredi kuruluşlarına sunulduğu takdirde uzun vadeli borç para sağlanabilir.
Yatırımın konusuna ve hangi çıkar grubu için hazırlandığına bağlı olarak fizibilite etütleri bazı farklılıklar göstermektedir. İçerikte ve kapsamda görülen bu değişiklikler nedeniyle de standart bir örneği yoktur ve raporların hazırlanması güçleşir. Bu nedenle işletmeler genellikle bu konuda uzman kişilerden yararlanmayı tercih ederler. Günümüzde özellikle kuruluş kararı vermeden önce bir fizibilite etüdünün yapılması modern işletmeciliğin ilk adımı olarak kabul edilir. Oldukça zaman alan bu çalışmalar sonucunda bir rapor çıkarılır ve bu raporda aşağıdaki hususlar yer alır:
Projenin özeti ve varılan sonuçlar.
Yatırımcı hk. genel bilgiler.
Üretilmesi düşünülen mal ve hizmetlerin tanıtımı
Pazar araştırması.
Kuruluş yeri seçimi.
Kapasite seçimi.
Üretim teknolojisi seçimi.
Makine ve teçhizat seçimi.
Üretim için gerekli hammadde, malzeme temin olanakları ve olası fiyatlar.
Yakıt ve enerji ihtiyacı, temin olanakları ve alış fiyatları.
İşgücü ihtiyacı, nitelikleri, temin imkanı ve ücretleri
Finansman planı ve yatırım harcamalarının yıllara dağılımı.
Projenin yatırım uygulama planı.
Üretim maliyet tahminleri.
Mali projeksiyonlar.(proforma gelir tablosu-proforma bilanço)
Projenin gerçekleşmesi ile milli ekonomiye sağlanacak faydalar.
Bir yatırım projesi hazırlamak demek ,alternatifler arasından seçim yapmak demektir. Alternatiflerin olmadığı bir durumda sağlıklı karar vermek veya seçim yapmak mümkün değildir. Bu nedenle fizibilite raporlarında alternatifler ve bunlar arasındaki karşılaştırmalar belirtilmelidir. Özellikle kuruluş yeri, kapasite, teknoloji, makine ve teçhizat gibi konularda yapılan tercihlerin diğer alternatiflerden üstün yönleri açıkça gösterilmelidir. Bir yatırımın başarı ile uygulanabilmesi için aşağıdaki adımlar izlenmelidir:
Başlıca Yatırım Amaçları
Komple yeni bir sektörde faaliyete başlamak.
Mevcut kapasiteyi koruyabilmek için eskiyen donanımı yenilemek.
Kapasite artışı sağlamak için yeni donanım eklemek.
Yeni teknolojilerden faydalanmak ve yeni ürünler üretmek maksadıyla yatırım yapmak.
Kalite düzeltmek amacıyla yapılan yatırımlar.
Mamulün tüketiciye ulaşması ve dağıtım kanallarının etkinliğini arttırmak maksadıyla yapılan yatırımlar.
Çevrenin kirlenmesini önlemek, işçi sağlığı ve halk sağlığını temin etmek maksadıyla yapılan yatırımlar.
Yatırım Projesi:
Yatırım Projesi, belli bir üretim işini en az maliyetle gerçekleştirmek ve en yüksek ekonomik ve teknik etkinliğe ulaşmak için, hangi kapasitede ve nerede üretileceğinin, bilgi ve verilerin sistematik kullanılması ile kararlaştırılması ve uygulamaya konulması davranışıdır.
Yatırım projeleri :
İşletmelerde rizikoyu azaltır.
İktisadi faydayı arttırır.
İşletmeciliği yükseltir.
Ülkede bilinmeyen alanlarda üretim imkanları sağlar
En az rizikolu kaynaklara üretim önceliği sağlar.
Yatırım Projelerinin Hazırlanması:
Bir yatırım projesi birbirini izleyen değişik aşamalardan geçerek hazırlanır. Bu aşamalardan birinin gözden uzak tutulması tutarlı karalar almayı güçleştirir. Ayrıca yatırım projelerinin gerek yurt içi, gerek yurt dışı kredi kurumlarına sunulabilecek nitelikte ve onların değerlendirmelerine imkan tanıyacak şekilde hazırlanması gerekir.Fikir olarak tasarlanmasından hazırlık, eleme, seçme, yatırımın gerçekleşmesi ve sonunda işletmeye alma dönemine kadar süren faaliyetler proje çalışmaları kapsamına girmektedir.
Mevcut kapasiteyi koruyabilmek için eskiyen donanımı yenilemek.
Kapasite artışı sağlamak için yeni donanım eklemek.
Yeni teknolojilerden faydalanmak ve yeni ürünler üretmek maksadıyla yatırım yapmak.
Kalite düzeltmek amacıyla yapılan yatırımlar.
Mamulün tüketiciye ulaşması ve dağıtım kanallarının etkinliğini arttırmak maksadıyla yapılan yatırımlar.
Çevrenin kirlenmesini önlemek, işçi sağlığı ve halk sağlığını temin etmek maksadıyla yapılan yatırımlar.
Yatırım Projesi:
Yatırım Projesi, belli bir üretim işini en az maliyetle gerçekleştirmek ve en yüksek ekonomik ve teknik etkinliğe ulaşmak için, hangi kapasitede ve nerede üretileceğinin, bilgi ve verilerin sistematik kullanılması ile kararlaştırılması ve uygulamaya konulması davranışıdır.
Yatırım projeleri :
İşletmelerde rizikoyu azaltır.
İktisadi faydayı arttırır.
İşletmeciliği yükseltir.
Ülkede bilinmeyen alanlarda üretim imkanları sağlar
En az rizikolu kaynaklara üretim önceliği sağlar.
Yatırım Projelerinin Hazırlanması:
Bir yatırım projesi birbirini izleyen değişik aşamalardan geçerek hazırlanır. Bu aşamalardan birinin gözden uzak tutulması tutarlı karalar almayı güçleştirir. Ayrıca yatırım projelerinin gerek yurt içi, gerek yurt dışı kredi kurumlarına sunulabilecek nitelikte ve onların değerlendirmelerine imkan tanıyacak şekilde hazırlanması gerekir.Fikir olarak tasarlanmasından hazırlık, eleme, seçme, yatırımın gerçekleşmesi ve sonunda işletmeye alma dönemine kadar süren faaliyetler proje çalışmaları kapsamına girmektedir.
Temel olarak bir yatırım projesi hazırlama aşamaları :
Proje Fikrinin Doğuşun
Ön Araştırma
Fizibilite Etüdün
Genel Değerlendirme ve Yatırım Kararının Alınması
Kesin Proje
Projenin Uygulanması
Deneme Üretimin
Üretime Geçiş (İşletmeye Alma)
Fizibilite Etütleri :
Kesin Proje
Projenin Uygulanması
Deneme Üretimin
Üretime Geçiş (İşletmeye Alma)
Fizibilite Etütleri :
Fizibilite etütleri kelime anlamı itibari ile yapılabilirlik raporları şeklinde tanımlanmaktadır. Yabancı literatürde, fizibilite çalışmasının genel tanımı, yapılacak yatırım ekonomik, mali ve teknik analizlerin yapılması şeklindedir.
Fizibilite etütleri, faaliyette bulunulacak işletmelerin daha önceden karlılık durumlarının incelenmesidir.
Zarar eden işletmelerin neden zarar ettiklerini, karlı olanların performansının arttırılmasını, yatırımın milli ekonomiye katkısı ve sosyal faydasının tespiti, fizibilite etütlerinin içeriğini oluşturur.
Fizibilite etüdlerinde yatırımcının ne üreteceği, nerede, ne kadar, ne zamanda üreteceği, ne fiyattan nereye satacağı, ne kadarlık bir yatırım tutarına fon temin edileceği, yatırımdan ne kadarlık bir gelir temin edileceği sorularına cevap verilmelidir Bir fizibilite etüdü ;
Çalışma Özeti,
Projenin Tanımı ve Kapsamı,
Pazar Araştırması,
Hammadde Etüdü,
Yer seçimi ve Çevresel Etkiler,
Kapasite Seçimi,
Teknoloji Seçimi ve Mühendislik,
Organizasyon ve İnsan Kaynakları,
Toplam Yatırım Tutarı,
Uygulama Programı,
İşletme Dönemi Gider ve Gelirleri,
Projenin Finansmanı ve Finansal Analiz,
Projenin Ticari ve Ulusal Açıdan Değerlendirilmesi, konu başlıklarını kapsamalıdır.
Fizibilite etüdü, Pazar analizi, Teknik analiz, Finansal analiz ,Hukuksal analiz, Ekonomik analiz olarak ayrılır;
1. PAZAR ANALİZİ:
Çalışma Özeti,
Projenin Tanımı ve Kapsamı,
Pazar Araştırması,
Hammadde Etüdü,
Yer seçimi ve Çevresel Etkiler,
Kapasite Seçimi,
Teknoloji Seçimi ve Mühendislik,
Organizasyon ve İnsan Kaynakları,
Toplam Yatırım Tutarı,
Uygulama Programı,
İşletme Dönemi Gider ve Gelirleri,
Projenin Finansmanı ve Finansal Analiz,
Projenin Ticari ve Ulusal Açıdan Değerlendirilmesi, konu başlıklarını kapsamalıdır.
Fizibilite etüdü, Pazar analizi, Teknik analiz, Finansal analiz ,Hukuksal analiz, Ekonomik analiz olarak ayrılır;
1. PAZAR ANALİZİ:
Bu bölümde, yatırım sonucu elde edilecek ürünlerin yönelik olduğu pazar bölümü, hedef kitlesi, müşteri grubu, rekabet durumu ile ürünün pazardaki rakip ve tamamlayıcı mallara ait bilgileri yer alır. Yatırım konusu belirlendikten ve üretilecek mamullere karar verildikten sonra aşağıdaki konular hk. pazar araştırması yapılmalıdır.
Ürünün nihai mal mi yoksa ara mal mı olduğu.Pazarlama hedefleri ve pazarlama stratejisi.Pazarlama organizasyonunun yapısı.Bölümün personel yapısı Hedef grupların seçimi ve özellikleri.Ürün türü stratejisi ve ürünün hayat seyri..Ürün ve ürün gruplarına göre katkı marjları.Ürünün fiyat yapısı ve bu yapıyı etkileyen faktörler..Maliyetlerdeki artışın satışa yansıtılması.Tüketiciye ulaşma biçimi.Reklam araçları ve bütçesi.Yeni ürünlere karşı toplumun tutumu.Dağıtım kanalları ve stratejisi.Ürünlere yönelik servis olanakları.Yeni teknoloji kullanımından yararlanma olanakları.Dış satım olanakları ve olası dış pazarlar ile bu alanlardaki güçlükler.Üretimde kullanılan hammaddenin darboğaz olasılığı.
Ürünün nihai mal mi yoksa ara mal mı olduğu.Pazarlama hedefleri ve pazarlama stratejisi.Pazarlama organizasyonunun yapısı.Bölümün personel yapısı Hedef grupların seçimi ve özellikleri.Ürün türü stratejisi ve ürünün hayat seyri..Ürün ve ürün gruplarına göre katkı marjları.Ürünün fiyat yapısı ve bu yapıyı etkileyen faktörler..Maliyetlerdeki artışın satışa yansıtılması.Tüketiciye ulaşma biçimi.Reklam araçları ve bütçesi.Yeni ürünlere karşı toplumun tutumu.Dağıtım kanalları ve stratejisi.Ürünlere yönelik servis olanakları.Yeni teknoloji kullanımından yararlanma olanakları.Dış satım olanakları ve olası dış pazarlar ile bu alanlardaki güçlükler.Üretimde kullanılan hammaddenin darboğaz olasılığı.
Tüm bu noktalar sonucu mamulün piyasa yapısı ortaya çıkmakta ve buna dayanan satış tahminleri yapılmaktadır. Bu tahminler için ise istatistiksel bazı yöntemler kullanılmalıdır. Bu yöntemler ikiye ayrılır:
1) İstatistik metotları:
Zaman serileri
Regresyon doğruları
Çoklu korelasyon analizleri
2) Piyasa bilgilerine dayanan kalitatif yöntemler:
Anket metodu
Üst kademe veya uzman kişi görüşleri
EKONOMİK ANALİZ:
Bu bölümde ürünle ilgili ekonomik çevre koşulları açıklanmakta ve bölüm iki ayrı başlık altında incelenmektedir.
a) Yatırım kapasitesinin seçimi: Kuruluş kapasitesinin; üretim teknolojisi, kapasite artırımı ile sağlanacak maliyet düşüklüğü, piyasanın coğrafi dağılımı, personel temini gibi faktörler arasından hangisi yönünden belirleneceğini gösterir.
b) Kuruluş yeri seçimi:Bu bölüm iki aşamadan oluşmaktadır.
1. Yatırımın uygulanacağı bölgenin seçimi 2. Bölge içindeki kuruluş yerinin seçimi
1.Yatırımın uygulanacağı bölgenin seçimi: Piyasaya yakınlık ve ulaşım olanakları Girdilerin (hammadde,enerji,su,yakıt,işçilik) sağlanabilmesi DPT ce uygun görülen teşvik veya diğer kurumlarca sağlanabilecek avantajlar
1. Bölge içindeki kuruluş yerinin seçimi:
Taşıma masraflarının minimuma indirilmesi : Arsa, arazi temini ve inşaat olanakları§ Girdi olanaklarının maliyet yönünden sağlayacağı üstünlük Bölge seçiminde etkili faktörler ve kısa açıklamaları ise şöyledir:
Hammadde ve yardımcı madde:Fiziki ve kimyevi özellikleri ile modern işletmeciliğe uygun, emniyetli, fiyatı elverişli ve iyi bir ulaştırma şebekesinin yakınında bulunmalıdır.
Taşımacılık:Bölgedeki yolların özellikleri, köprülerin kapasiteleri, liman, iskele gibi yerlerin kullanım şartları açısından elverişli; ve işletmeye taşıma ekonomisi ve avantajı sağlayan bir ulaştırma şebekesine bağlı veya bağlanması mümkün bir kuruluş yeri seçilmelidir.İnsan gücü:Maliyete çok büyük etkide bulunan işçilik ücretleri açısından çok dikkatli olunmalı ve insan gücü faktörüne gereken önem mutlaka verilmelidir.
Enerji – Yakıt Su:Enerji ve yakıt teminini en uygun ve ucuz şekilde gerçekleştirecek yer kuruluş yeri olarak seçilmelidir. Su ihtiyacı ise maliyet içindeki oranı ve üretim girdileri içindeki önemi dikkate alınarak karşılanmalıdır.
İnşaat maliyeti:
Bu bölümde ürünle ilgili ekonomik çevre koşulları açıklanmakta ve bölüm iki ayrı başlık altında incelenmektedir.
a) Yatırım kapasitesinin seçimi: Kuruluş kapasitesinin; üretim teknolojisi, kapasite artırımı ile sağlanacak maliyet düşüklüğü, piyasanın coğrafi dağılımı, personel temini gibi faktörler arasından hangisi yönünden belirleneceğini gösterir.
b) Kuruluş yeri seçimi:Bu bölüm iki aşamadan oluşmaktadır.
1. Yatırımın uygulanacağı bölgenin seçimi 2. Bölge içindeki kuruluş yerinin seçimi
1.Yatırımın uygulanacağı bölgenin seçimi: Piyasaya yakınlık ve ulaşım olanakları Girdilerin (hammadde,enerji,su,yakıt,işçilik) sağlanabilmesi DPT ce uygun görülen teşvik veya diğer kurumlarca sağlanabilecek avantajlar
1. Bölge içindeki kuruluş yerinin seçimi:
Taşıma masraflarının minimuma indirilmesi : Arsa, arazi temini ve inşaat olanakları§ Girdi olanaklarının maliyet yönünden sağlayacağı üstünlük Bölge seçiminde etkili faktörler ve kısa açıklamaları ise şöyledir:
Hammadde ve yardımcı madde:Fiziki ve kimyevi özellikleri ile modern işletmeciliğe uygun, emniyetli, fiyatı elverişli ve iyi bir ulaştırma şebekesinin yakınında bulunmalıdır.
Taşımacılık:Bölgedeki yolların özellikleri, köprülerin kapasiteleri, liman, iskele gibi yerlerin kullanım şartları açısından elverişli; ve işletmeye taşıma ekonomisi ve avantajı sağlayan bir ulaştırma şebekesine bağlı veya bağlanması mümkün bir kuruluş yeri seçilmelidir.İnsan gücü:Maliyete çok büyük etkide bulunan işçilik ücretleri açısından çok dikkatli olunmalı ve insan gücü faktörüne gereken önem mutlaka verilmelidir.
Enerji – Yakıt Su:Enerji ve yakıt teminini en uygun ve ucuz şekilde gerçekleştirecek yer kuruluş yeri olarak seçilmelidir. Su ihtiyacı ise maliyet içindeki oranı ve üretim girdileri içindeki önemi dikkate alınarak karşılanmalıdır.
İnşaat maliyeti:
Malzemenin kolayca elde edilebileceği ve en az maliyetle taşınabileceği yerler seçilmelidir.İklim şartları ve yer sarsıntısı:Hava sıcaklıklarının çalışanların verimi üzerinde etkisi vardır. Yer seçiminde özel inşaat gerektiren depreme maruz kalabilecek bölgelere dikkat edilmelidir.Teşvik tedbirleri.
Teşvik anlamında iki yol izlenebilir; ya altyapı tesisleri devlet tarafından yapılır yada vergi konusunda indirim-muafiyetler-kredi kolaylıkları söz konusu olur. Ayrıca kuruluş yeri genişleme yatırımlarına uygun olmalıdır.Artıklar:Kuruluş yeri üretimin çevreye zarar ve rahatsızlık vermeyeceği nitelikte seçilmelidir.Yani atıklar kolayca ve minimum maliyetle zararsız hale getirilmelidir.
1. TEKNİK ANALİZ:
Bu bölüm daha çok teknoloji seçimi ve işletme içi yerleşim düzenine ilişkin sorulara açıklık getirir. Herhangi bir lisans, patent, know-how anlaşmasına gerek olup olmadığı bu bölümde incelenir. Fizibilite raporlarında teknik araştırma bölümü 3 ayrı şekilde incelenir.Üretim yöntemi seçimi ile ilgili etüt: Seçilen metodun tarifi, eski uygulamaları,üstün ve aksayan yönleri Alternatif üretim yöntemlerinin özellikler Gerekli teknik eleman ihtiyacı ve eğitim durumları Lisans sahibinin öne sürdüğü mali koşullar Yönetim sahibi işletmenin piyasada tanınmışlığı Makine ve donatım değerlendirmesi: Seçilen makine ve teçhizatın üretim sistemine uygunluğu Benzerleri arasından tercih edilme sebepleri Yurtiçi veya yurt dışından sağlanan olanakları Tedarik maliyetleri Tesis ve montaj maliyetleri İşletme maliyetleri Yedek parça, onarım ve bakım durumu Garanti süreleri Makinelerin kapasitesi ve diğer özellikleri
Makinelerin yerleşim planları ile iş akış şemasının oluşturulması
*Arazi, bina ve inşaat etüdü:*Arazi etüdü:*Doğal etkenler*Ekonomik etkenler*Yasal *etkenler:*Sosyal etkenler:*Politik etkenler*Bina ve inşaat etüdü:*Seçilen yerle ilgili inşaat etkenleri*Tesis ile ilgili arazi tanzim işleri*Ana fabrika yapıları*Yardımcı işletme binaları*Yapı şekli ve tercih edilme nedenleri*Montaj işlerine ait çalışmalar
İnşaat işlerinin ne şekilde yürütüleceği
Çevreye kurulacak sosyal tesislere uygunluk Teknik araştırmada kullanılan veri ve bulgular işletme için büyük önem taşır. Çünkü bir yandan işletmenin teknolojisi hakkında bilgi verirken diğer yandan da finansal araştırmaya temel oluşturmaktadır.
1. FİNANSAL ANALİZ: Fizibilite etüdü işletme için yapılan ilk planlama çalışmalarıdır. İşletme kurulduktan sonra karşılaşılabilecek tüm sorunlar araştırılarak bunlara çözüm yolları üretilir. Bu alandaki en önemli araştırmalardan biri de işletmenin finansal sorunlarına nasıl çözüm bulabileceği dir.
Bu tür analizlerde yatırım tutarı, birim üretim maliyeti, işletme sermayesi tutarını yatırım tamamlandıktan sonra oluşacak kar hesaplanmaktadır. Yatırım tutarı belirlenirken sabit sermaye yatırımları ve işletme sermayesine olan ihtiyaçlar olmak üzere iki kısımda incelenir. Sabit sermaye yatırımları işletme kurulup faaliyete geçene kadar olan harcamalar toplamını, işletme sermayesi ise işletmenin üretime geçip faaliyetlerini sürdürebilmesi için gerekli döner varlık toplamını ifade etmektedir.
HUKUKİ ANALİZ : İşletmenin hukuki yapısına ilişkin bilgiler bu kısımda ele alınır. Yatırım için izlenecek yasal prosedürler, yasal izinler, ticari unvanların alınması, kurumsal yapının oluşması, bu kısımda ele alınır.Devlet tarafından belli yörelerde, belli sektörlerde yapılan yatırımlar teşvik kapsamında ele alınarak bazı yatırım avantajları sunulmaktadır. Yapılacak yatırımla ilgili teşvik imkanlarının araştırılması ve faydalanabilme şartlarını temini hukuki analizler kısmında bahsedilmesi gereken konulardır.
Değerlendirme:
Ekonomik, teknik ve finansal araştırmalarla elde edilen bilgiler değerlemeye tabi tutulur. Burada projenin yeterli karlılığı sağlayıp sağlamadığını bakılır. Burada önemli olan nokta yatırımların ve harcamaların bugünkü değerlerinin belirlenebilmesi ve bu değere göre kararların alınmasıdır. Bu aşamada net bugünkü değer yöntemi kullanılır. Bu yöntem farklı zamanlardaki nakit giriş ve çıkışları arasındaki ilişkiyi, paranın zaman değerini de göz önüne alarak inceler. Projenin tüm nakit giriş ve çıkışları, bugünkü değere indirilerek aralarında karşılaştırmalar yapılır.Projenin hesaplanan nakit girişlerinin bugünkü değeri, yatırım harcamalarının bugünkü değerinden fazla ise proje kabul edilir. Aksi halde işletmeyi kurmak karlı değildir
Bu aşamadan sonra işletmeni verimlilik ve karlılık hesapları yapılır ve işletmenin kurulmasına yönelik veriler çıkarılır.
FİZİBİLİTE RAPORLARINDA GÖRÜLEBİLECEK EKSİKLİKLER
Pazar etüdünün yetersiz olmasın Yatırım tutarının aşırı iyimserlik ile tahmin edilmesi Projenin faaliyet dönemindeki gelirlerinin yüksek veya giderlerinin düşük hesaplanması Kuruluş yeri seçilirken alternatiflerle mukayese yapılmamış olmasın Kapasite seçimine gereken önemin verilmemesi Teknoloji makine ve teçhizat seçiminde hatalarn Finansman planının iyimser hazırlanmasın Termin planının gerçekçi olmaması
FİZİBİLİTE RAPORLARINDA GÖRÜLEBİLECEK EKSİKLİKLER
Pazar etüdünün yetersiz olmasın Yatırım tutarının aşırı iyimserlik ile tahmin edilmesi Projenin faaliyet dönemindeki gelirlerinin yüksek veya giderlerinin düşük hesaplanması Kuruluş yeri seçilirken alternatiflerle mukayese yapılmamış olmasın Kapasite seçimine gereken önemin verilmemesi Teknoloji makine ve teçhizat seçiminde hatalarn Finansman planının iyimser hazırlanmasın Termin planının gerçekçi olmaması
11 Ekim 2019 Cuma
Anadolu Bey'in Takımı
Milletçe yaşadığımız genel sorunları; eleştirilerle değilde, çözüm önerileri doğrultusunda hareket ederek ilerlemenin yolu insanlık tarihinin sürecini bilmekten başlar. Görünmez eller tarafından ekonomimiz yüzlerce yıldır sömürü düzeninin temelleri üstünde kuruldu. En ufak artçı depremlerde de büyük zararlara maruz kalan milletimizin sırtında kambur olarak bugünlere gelmiştir.
İnsanlık tarihi milatın başladığı yıl olan 0000 dan itibaren Dünyamızın 7 kıtasinda yaşamını sürdüren toplumlar uygarlıklar birbirlerinden habersiz nesillerini devam ettirmek isteyen kendilerine has yönetimlerle farklı dillerde, dinlerde, kültür sanat, tarım,hayvancılık, ulaşım ,tıp ,ekonomi matematik, fen, edebiyat ve bir çok alanda kuşaktan kuşağa aktarılan bilgilerle gelişmiştir. İnsanlığın kitalardaki ilerlemesini eş zamanlı olarak incelediğimizde gelişimin gerisinde kalanların yok olduğunu biliyoruz.
1557 yılında İspanya kralı II. Philip ülkeyi büyük bir borç krizinin içerisinde soktuktan sonra tüccarlardan faizli kredi almış ve bildiğimiz anlamda bankacılığın temellerini atmıştır. Daha sonrasında ise iktisat biliminin önemli ismi Adam Smith 1700’lü yılların sonuna doğru bankacılıkta önemli devrimlere sebep olmuştur. “Görünmez El” kuramı ortaya çıkmıştır.Osmanlı devletinde ilk banka, hükümetin himayesinde 1847 yılında Jacques Alléon, Manolaki Baltazzi adlı iki Galata bankeri tarafından Bank-ı Dersaadet-İstanbul Bankası (Banque de Constantinople), adıyla kuruldu.Bankacılıkta iki asır geriden gelmemiz maalesef günümüz koşullarında bu açık halen devam etmektedir.
(Ekonomik yatırım gücünü kullanarak ülkemizi tehdit eden kapitalist sistemin içinde bulunduğumuz çağın gerisinde kalmakta olduğunu , teklifini sunacak kadar hazır teklifi üzerine gelecek cevabın anlam ifade etmeyeceğini Anadolu beyin takımının inancı ile plana sadakat ilkesini benimsemiş hedefi tehdit değil ekonomik tahribat yaşayarak anlayacaktır.)
Uzun vadeli planlar uygulama süreci ilerledikçe birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu görmek aslında çok zor değil.üçüncü köprü üçüncü havalimanı kanal İstanbul.
Suriye'de teröristlerden temizlenen bölgelere yerleştirilen Suriyeli T.C vatandaları önümüzdeki yirmi yılda referandum ile Türkiye sınırlarına dahil olacağını göreceğiz.
Kimi önünü göremez kiminde iğnenin deliğinden Hindistan'ı görür.
İnsanlık tarihi milatın başladığı yıl olan 0000 dan itibaren Dünyamızın 7 kıtasinda yaşamını sürdüren toplumlar uygarlıklar birbirlerinden habersiz nesillerini devam ettirmek isteyen kendilerine has yönetimlerle farklı dillerde, dinlerde, kültür sanat, tarım,hayvancılık, ulaşım ,tıp ,ekonomi matematik, fen, edebiyat ve bir çok alanda kuşaktan kuşağa aktarılan bilgilerle gelişmiştir. İnsanlığın kitalardaki ilerlemesini eş zamanlı olarak incelediğimizde gelişimin gerisinde kalanların yok olduğunu biliyoruz.
1557 yılında İspanya kralı II. Philip ülkeyi büyük bir borç krizinin içerisinde soktuktan sonra tüccarlardan faizli kredi almış ve bildiğimiz anlamda bankacılığın temellerini atmıştır. Daha sonrasında ise iktisat biliminin önemli ismi Adam Smith 1700’lü yılların sonuna doğru bankacılıkta önemli devrimlere sebep olmuştur. “Görünmez El” kuramı ortaya çıkmıştır.Osmanlı devletinde ilk banka, hükümetin himayesinde 1847 yılında Jacques Alléon, Manolaki Baltazzi adlı iki Galata bankeri tarafından Bank-ı Dersaadet-İstanbul Bankası (Banque de Constantinople), adıyla kuruldu.Bankacılıkta iki asır geriden gelmemiz maalesef günümüz koşullarında bu açık halen devam etmektedir.
(Ekonomik yatırım gücünü kullanarak ülkemizi tehdit eden kapitalist sistemin içinde bulunduğumuz çağın gerisinde kalmakta olduğunu , teklifini sunacak kadar hazır teklifi üzerine gelecek cevabın anlam ifade etmeyeceğini Anadolu beyin takımının inancı ile plana sadakat ilkesini benimsemiş hedefi tehdit değil ekonomik tahribat yaşayarak anlayacaktır.)
Uzun vadeli planlar uygulama süreci ilerledikçe birbirini tamamlayan unsurlar olduğunu görmek aslında çok zor değil.üçüncü köprü üçüncü havalimanı kanal İstanbul.
Suriye'de teröristlerden temizlenen bölgelere yerleştirilen Suriyeli T.C vatandaları önümüzdeki yirmi yılda referandum ile Türkiye sınırlarına dahil olacağını göreceğiz.
Kimi önünü göremez kiminde iğnenin deliğinden Hindistan'ı görür.
1 Ekim 2019 Salı
PARA TRANSFERİve SWIFT
Yurt dışı para transferi ve SWIFT
Yurt dışına para gönderme işlemi, göndericinin ve alıcının bulunduğu ülkelerdeki bankaların SWIFT sistemi üzerinden haberleşmesiyle gerçekleşiyor. SWIFT sistemi üzerinden yapılan yazışmalar nedeniyle oluşan maliyetler alıcı ve gönderici bankalara yansıtıldığında, yurt dışı para gönderme işlemlerinde müşterilere ücretler yansıtılıyor.
Yurt dışına para gönderirken genellikle işlem başına ücretlendirme yapılıyor. İşlem ücretleri, alıcı ve gönderici bankanın fiyat politikalarına bağlı olarak değişiyor. SWIFT transferi yapmadan önce, işlem ücretleri hakkında bilgi edinmek önem taşıyor. İşlem maliyetinin yanı sıra, Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi (BSMV) de alındığından, işlem ücreti artabiliyor. Alıcı bankalar ya da işlem sırasında aracı görevi yapan bankalar, oluşan masrafları müşterilere yansıtıyor.Uluslararası para gönderme işlemlerinde, yapılan işlem dünyanın herhangi bir yerindeki iki banka arasında gerçekleşebildiği için maliyetli oluyor. Bankaların müşterilerine uyguladığı işlem ücretleri ise vergilendirme sistemine, işlem sırasında bankada oluşan masraflara ve bankanın politikalarına göre farklılık gösterebiliyor. Dolayısıyla aynı ülkede içinde hizmet veren iki banka arasında gerçekleştirilse bile yabancı para transferlerinde de gönderen hesaptan ve alıcı hesaptan ayrı ayrı işlem ücreti alınıyor.
SWIFT ve BIC kodlarıUluslararası para transferi işlemlerinde, gönderici ve alıcı bilgilerinin dışında SWIFT ve BIC kodları kullanılıyor. Para transferi gerçekleştirilirken bankaların SWIFT ya da BIC kodları olmadan işlemin gerçekleşmesi mümkün olmuyor. BIC numaraları, bankanın resmi adı ve hizmet verdiği şehre göre belirleniyor.SWIFT kodlarını oluşturabilmek için alıcı ve transfer işleminin yapılacağı bankayla ilgili bazı bilgilere sahip olunması gerekir:Para transferinin yapılacağı bankanın SWIFT kodu ya da alıcı bankanın bulunduğu ülke ve şehir bilgileri ile bankanın resmi adı,Transferin yapılacağı alıcının adı, soyadı, adresi ve transferin yapılacağı ülke ismi Para transferinin gerçekleştirileceği tarih,Alıcının ve alıcı bankanın bilgileri doğrultusunda SWIFT kodlarının oluşturulması gerekiyor. SWIFT kodları genellikle 8 haneden oluşuyor. Banka kodu, ISO kodu, yerel kod gibi bilgilerden oluşan bu kodların açılımı şöyle:Banka kodu: ilk 4 karakter ISO ülke kodu: 5. ve 6. karakter Yerel kod: 7. ve 8. karakter Yerel kod bazı ülkelerde üç haneden oluşabiliyor. Bununla birlikte BIC kodunda şube kodu da bulunabiliyor. Bu durumda BIC kodu 11 haneye ulaşıyor. Yabancı para transferi sırasında kodların yanlış girilmesi ise işlemin gerçekleştirilememesine, para transferinin başka bir şubeye iletilmesine neden olabiliyor. Bu durumda, işlemin düzeltilmesi için ekstra maliyetler meydana gelebiliyor.Uluslararası para transferi işlemlerinde SWIFT ve BIC kodlarının doğru girilmesine dikkat etmek oldukça önem taşıyor. Kodların doğru şekilde yapıldığından emin olmak için bankalardan destek alınabiliyor.SWIFT işlemleri genellikle birkaç gün içerisinde gerçekleşiyor. Yurt dışı para transferi için bankaya mesai saatleri içerisinde talimat verildikten sonra ortalama 2 gün içerisinde işlem tamamlanıyor.
SWIFT işlemleri için talep edilen işlem ücretleri bankadan bankaya göre farklılık gösterir. Para transferi sırasında hem gönderici hem de alıcı banka tarafında bazı masraflar oluştuğundan, işlem ücreti hem göndericiden hem de alıcıdan talep edilir. Gönderici ve alıcı bankanın fiyat politikalarının farklılaşması sebebiyle, alınan işlem ücreti de değişebiliyor. SWIFT işlemlerinde, işlemin alıcı tarafından ödenmesi talimatı verilebiliyor. Ancak, bu talimatın verildiği durumlarda dahi, göndericiden belli bir işlem ücreti alınabiliyor. İşlem ücreti istenen durumlarda, belirtilen tutar transfer edilecek olan ücret içerisinden kesilerek de gönderilemiyor.EFT, havale ya da cebe para gönderme gibi işlemlerde olduğu gibi SWIFT transferlerinde de işlemin yapıldığı kanallar ücretlerin değişmesine neden olabiliyor. Mobil bankacılık, telefon bankacılığı ya da banka şubesinden yapılan transferden alınan işlem ücretleri genellikle farklı oluyor. Mobil bankacılık üzerinden yapılan işlemlerden alınan ücretler genellikle daha düşükken, banka şubesinden yapılan SWIFT işleminin ücreti ise çok daha yüksek seviyelerde konumlanıyor. Yurt dışına para gönderme işlemi, daha düşük işlem ücreti talep edilen mobil bankacılık ile kolaylıkla yapılabiliyor. Ancak, mobil üzerinden yapılan SWIFT işlem ücreti de bankadan bankaya farklılık gösterebiliyor. Yurt içi yabancı para transferlerinde de aynı durum söz konusu oluyor. SWIFT ücretleri, işlem hacmine göre değil, işlem sayısına göre belirleniyor ve gönderilen tutarın büyüklüğüne göre işlem ücreti değişmiyor.Hesaba gelen yabancı para için alınan işlem ücreti de işlem kanalına göre farklılık gösterebiliyor. Bununla birlikte yabancı para transferlerinde o günkü döviz satış kuru kullanılıyor. Yabancı para transferi işlem ücretlerine çoğunlukla BSMV ücreti de ekleniyor. İşlem ücretlerini değerlendirirken, BSMV’nin dahil edilip edilmediğine dikkat etmek önem taşıyor. Zira transfer işleminin miktarı doğrultusunda BSMV ücreti değişiklik gösterebiliyor. İşlem ücretine eklenen BSMV ücreti ise alıcıdan alınan ve bankaya ödenmesi gereken ücretin önemli oranda artmasına neden olabiliyor.
Uygun SWIFT ücreti Birleşmiş Tedarik olarak, müşterilerimizin yabancı para transferlerinde uygun ve sabit işlem ücretleri belirledik. Havale ve EFT işlemlerinin ömür boyu ücretsiz yapıldığı Enpara.com’da SWIFT işlemi ücretlerimiz de oldukça düşük. QNB Finansbank dışına giden yabancı para transferi için işlem başı ücret: 30 TL. Bu ücrete BSMV ücreti de dahil. QNB Finansbank dışından gelen yabancı para transferleri için ise işlem başına BSMV dahil.Siz de Birleşmiş Tedarik müşterisi olup yabancı para transferlerinizi düşük ve sabit ücretlerle hızlı ve kolay bir şekilde yapmak isterseniz web sitemizden hemen başvurunuzu gerçekleştirebilirsiniz.
Yurt dışı para transferi ve SWIFTYabancı para transferlerinde alıcı banka, yurt dışındaki aracı bir banka ile birlikte çalıştığı için işlem sırasında bir takım masraflar oluşuyor. SWIFT işlemlerinde hem göndericinin hem de alıcının hesabından alınan işlem ücretleri bankadan bankaya değişiklik gösterebiliyor.Yurt içindeki ya da yurt dışında bankalara yabancı para transferi yaparken alınan SWIFT ücretleri, işlem hacminin büyüklüğüne göre değil, işlem sayısına göre belirleniyor. Bankanın işlem sırasında karşılamak durumunda kaldığı maliyetlere göre belirlenen bu ücretlere BSMV dahil ediliyor. Havale ve EFT gibi TL cinsinden yapılan para transferlerinde olduğu gibi, yabancı para transferlerinde de işlem ücretleri yapılan işlemin banka için oluşan maliyetine göre değişebiliyor. Mobil bankacılık, telefon bankacılığı ya da şubeden yapılan SWIFT transferlerinin ücretlendirmesi farklılık gösterebiliyor. Genellikle mobil bankacılıkla yapılan işlemlerin ücretleri daha düşük olurken şubeden yapılan transferlerde yüksek ücretler alınabiliyor.SWIFT işleminde göndericiden ücret alınır mı?Yurt dışına para gönderme ya da yurt dışından hesaba para gelmesi durumlarında hem alıcıdan hem de göndericiden ayrı ayrı ücret alınır. Bankalar yurt dışına yapılan para transferlerinde aracı bankalarla çalıştığı için EFT, havale gibi TL cinsinden ve yurt için bankalara yapılan para transferlerinden daha fazla maliyet oluşuyor. SWIFT yapılan hesaptan belli miktarda komisyon alındığı gibi, gönderen işlem ücretini karşı tarafın ödemesini de talep edebiliyor. Bu durumda SWIFT masrafları alıcı hesaptan karşılanabiliyor.
SWIFT işleminde alıcıdan ücret alınır mı?
SWIFT işlemlerinde gönderici banka, gönderen hesaptan işlem ücreti talep ettiği gibi, alıcı banka da işlem sırasında oluşan maliyetleri alıcının hesabından talep ediyor. SWIFT işlemlerinde alıcıdan ve göndericiden istenen işlem ücretleri, işlemin bankaya olan maliyetine ve bankanın fiyat politikalarına bağlı olarak değişebilir. Uluslararası para transferlerinde bankalar arasındaki iletişimden kaynaklanan maliyetler oluştuğu için SWIFT ücreti tüm bankalar tarafından alınıyor. SWIFT işlemlerinin tutarı, BSMV tutarı da dahil edilerek bankalar tarafından belirleniyor.
Uluslararası para transferi ya da yabancı para transferi işlemlerinizde yüksek komisyon ücreti ödememek için gönderici ve alıcı bankaların talep ettiği ücretlere dikkat etmenizi öneririz. SWIFT için bankalar tarafından talep edilen işlem başı ücret ciddi farklılıklar gösterebilir. Ayrıca uluslararası para transferi yaparken gönderimin alıcının hesabına direkt geçmesini talep etmeniz durumunda, alıcı banka işlem ücretini sizden talep edebiliyor. Bu işlem ücreti aracı bankaların tahsil ettiği tutara göre değişebileceği den gönderim gerçekleşene kadar sizden tahsil edilecek ücret belli olmayabiliyor.
Birleşmiş Tedarik olarak yurt içi ve yurt dışı yabancı para transferi işlemlerinizi hızlı ve kolay şekilde gerçekleştirmenizi sağlamak adına, SWIFT ücretini piyasa koşullarına göre daha uygun ve sabit tutarda belirledik.
YURT DIŞINDAN SAĞLANAN İŞLETME KREDİLERİ
Finansal kiralama; fabrika ve ofis binaları, imalat makinaları, iş ve inşaat makinaları, kara, deniz ve hava taşıtları gibi yatırım mallarının edinilmesinde kullanılan orta ve uzun vadeli yatırım kredisidir. Belirleyici özelliği, kira süresince malın hukuki mülkiyetinin finansal kiralama şirketinde kalması, kiralama konusu malın her türlü riskinin ve faydasının kiracıya ait olmasıdır.
FİNANSAL KİRALAMA’NIN İŞLEYİŞİ
Kiracı firma tarafından yatırım malı seçilerek, satıcı firma ile fiyat ve teslim koşullarını içeren bir ön anlaşma yapılır.
Projeye finansman sağlanması aşamasına gelindiğinde yatırımcıa firma bir finansal kiralama şirketine başvurur. Değerlendirme için gerekli bilgi ve belgeleri finansal kiralama şirketine verir.
Finansal kiralama şirketi gerekli mali analizleri yaparak yatırımcı firmaya bir teklifte bulunur. Gerekli görürse yatırımcı firmadan teminat talep edebilir.
Anlaşmaya varıldığı zaman finansal kiralama şirketi ile yatırımcı firma arasında finansal kiralama sözleşmesi imzalanır. Yatırımların teşvikli olması durumunda finansal kiralama sözleşmesi imzalandıktan sonra Ekonomi Bakanlığı’na başvurularak teşvik belgesi eki mal listelerinde bulunan mallardan hangilerinin finansal kiralama sözleşmesi kapsamında finansal kiralama şirketi tarafından satın alınacağı bir yazı ile belirtilir. Mala bağlı teşviklerden, malik sıfatına sahip olması nedeniyle finansal kiralama şirketi yararlanır ve kiracısına yansıtır.
Finansal kiralama şirketi mal bedelini satıcı firmaya öder.
Finansal kiralamanın konusu mallar kiracıya teslim edilir.Kiracı, finansal kiralama sözleşmesinde belirlenen kiraları finansal kiralama şirketine öder ve malları kullanır.
Sözleşme süresinin sonunda mallar sözleşmede belirlenen sembolik bir bedel üzerinden kiracıya devredilir. Uygulamada çok sık karşılaşılmamakla birlikte, sözleşme sonunda malın kiralayana iade edilmesi durumu gerçekleşebilir.
Finansal Danışman
YURT DIŞINDAN SAĞLANAN İŞLETME KREDİLERİ
YAZAR: Uğur Yatmaz 01/10/2019 ETİKETLER: Uğur Yatmaz KREDİLER
GENEL OLARAK YABANCI PARA KREDİLER
Bir ülkede yatırım ve üretim yapılabilmesi için kaynağa ihtiyaç vardır. İhtiyaç duyulan kaynak öz varlıklardan karşılanabileceği gibi kredi kurumlarından da sağlanabilir. Esas olan her ülkede kendi para birimi üzerinden kredi kullanılmasıdır. Bütün ülkelerde kredi kullandırılması ve kredi kullandıracak kurum ve kuruluşların faaliyetleri bir kısım kurallara bağlanmıştır. Ülkemizde ki mevzuata göre faaliyet gösteren ve kredi verebilecek finansal kuruluşlar; Bankalar, Finansal Kiralama Şirketleri, Faktoring Şirketleri ve Finansman Şirletleridir. Bu kurumların kredi vermeleri ve kredi sınırları ilgili kanun ve mevzuatla belirlemniştir.
Finansal Kuruluşlar tarafından kullandırılacak kredilerin ulusal para birimi TL üzerinden olması doğaldır. Ancak finansal kuruluşların, yabancı para birimi üzerinden kredi talebi ile sık sık karşılaştıkları gerçeği gözardı edilemez. Bu talebin oluşmasının temel sebebi; yurt içi tasarrufların yetersizliği sebebi ile yabancı kaynaklara ihtiyaç duyulmasıdır. Ayrıca itlalat ihracat rakamlarının ithalat lehine sonuçlanmasından dolayı oluşan dış ticaret açığının finansmanı, büyük kamu ihalelerinin döviz üzerinde yapılması, Türk Lirası kredilerin faizleri ile yabancı para kredilerin faizleri arasındaki fark döviz kredisi talebini artıran nedenlerden en önemlileridir. Yabancı Para Kredileri Döviz Kredisi olarak da isimlendirmek mümkündür. Yabancı Para Kredileri iki ana başlıkda incelemek gerekir.
Nakdi Yabancı Para KredileriGayri nakdi Yabancı Para KredileriNakdi Yabancı Para Krediler,Yurt dışından temin edilen Yabancı para kredileri veYurt içindeki bankalardan kullanılan yabancı para kredilerdir.Gayri nakdi yabancı para krediler ise,Akreditifler, Kabul/Aval Kredileri ve döviz üzerinden düzenlenen Teminat Mektupları/ garantiler alt başlıklarından oluşmaktadır.
1.1. Tanım ve Hukuki Dayanak
Nakdi Döviz Kredileri: Dış ticaretin, yurtdışı müteahhitlik hizmetleri gibi İhracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı faaliyetlerin finansmanı veya işletme ihtiyacı için yurt dışından veya yurt içindeki banklardan temin edilen ve döviz olarak kullanılan, geri ödemesi de döviz üzerinden yapılan nakdi kredilerdir.Döviz kredilerinin yurt dışından temin edilmesi veya yurt içi bankaların kullandırımı esasları Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar ile uygulamaya konmuştur.
Döviz kredisi ihtiyacı olan özel sektör firmaları, herhangi bir merciden izin almaya gerek olmaksızın Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar şartları çerçevesinde , yurt içindeki bankalardan veya yurt dışından döviz kredisi kullanabilirler. Döviz kredisi veya dövize endeksli kredi kullanımına ilişkin en katı sınırlama gerçek kişilerin borçlanmasına yöneliktir. “Türkiye’de yerleşik gerçek kişilerce, bu maddenin (b) ve (e) fıkraları ve Bakanlıkça belirlenecek haller dışında, yurt içinden ve yurt dışından döviz veya dövize endeksli kredi kullanılamaz”[1] Aynı kararın 17/e fıkrasında bu konuya getirilrn istina ticari ve mesleki amaçla dövize endeksli borçlanabilme imkanıdır.[2] Bu takdirde gerçek kişilerin oda veya meslek kuruluşlarından belge almaları ve vergi numarası ile bankalara krediyi mesleki amaçla kullanacaklarını yazılı beyan etmeleri gerekmektedir.
Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Karar’ın Döviz kredilerine ilişkin 17. Maddesi metni aşağıdadır.
Madde 17- [3]
a) Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışından kredi temin etmeleri, bu kredileri bankalar aracılığıyla kullanmaları kaydıyla serbesttir. Ancak prefinansman kredilerinin vadesi Bakanlık tarafından belirlenir.
Büyükşehir belediyeleri, belediyeler ve bunlara bağlı kuruluşlar ile sair yerel yönetim kuruluşlarının, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı kurumlarının, sermayesinin %50’sinden fazlası kamuya ait kuruluşların, vakıf üniversitelerinin, fonların, özel ve özerk bütçeli kamu kuruluşları ile idari özerkliğe sahip kamu kuruluşu niteliğindeki kurumların, yatırım ve kalkınma bankalarının (Hazine garantisi altında), yap-işlet-devret, yap-işlet ve işletme hakkı devri ve benzeri finansman modelleri çerçevesinde gerçekleştirilmesi öngörülen projeler tahtında ödeme yükümlülükleri garanti edilen kuruluşların yurt dışından sağladığı ithalatta vadeli ödeme şekilleri dışındaki bir yıldan (365 gün) uzun vadeli kredilere ilişkin anlaşmaların kredi borçlusu tarafından anlaşma tarihinden itibaren 30 gün içinde Dış Finansman Numarası (DFN) alınmasını teminen Bakanlığa gönderilmesi zorunludur.
T.C. Hükümeti adına Hazine tarafından borçlu sıfatı ile, yabancı ülkeler, ülkelerce oluşturulan birlikler, uluslararası ve bölgesel kuruluşlar, uluslararası sermaye ve finansman piyasalarında faaliyet gösteren yatırım bankaları da dahil olmak üzere bankalar, tedarikçi veya alıcı kredisi sağlayan kuruluşlar ve firmalarla yapılan anlaşmalara göre sağlanarak, genel ve katma bütçeli kuruluşlara tahsis edilen, genel ve katma bütçe dışındaki kurum ve kuruluşlara ise devir ve ikraz anlaşmaları aracılığıyla kullandırılan dış finansman imkanları ile yukarıda sözü edilen kredilerden yapılan kullanımların takibine ilişkin esas ve usuller Bakanlık tarafından belirlenir.
ikinci ve üçüncü paragrafta belirtilen kamu kurum ve kuruluşları dışındaki Türkiye’de yerleşik kişilerce yurt dışından temin edilen bir yıldan (365 gün) uzun vadeli kredilerle, Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışından sağladığı bir yıldan kısa vadeli kredilerin takibi ile ilgili usul ve esaslar Merkez Bankasınca belirlenir.
Söz konusu kredilere ait ana para geri ödemeleri ile faiz ve diğer ödemelerin transferleri bankalar aracılığıyla yapılır.
b) Türkiye’de yerleşik kişiler aşağıda belirtilen şekillerde döviz kredisi açabilirler.
i) İthalat ve ihracat rejimlerine göre açılacak emtia kredileri,
Bankaların;
ii) İhracatın, ihracat sayılan satış ve teslimler ile döviz kazandırıcı faaliyetlerin finansmanı için Türkiye’de yerleşik kişilere açacakları döviz kredileri,
iii) Yatırım teşvik belgesi kapsamında dış kredi almaları öngörülen Türkiye’de yerleşik kişilere açacakları döviz kredileri ile yatırım mallarının finansmanı için açacakları döviz kredileri,
iv) Yurt dışında iş yapan Türk müteşebbislerine, uluslararası yurtiçi ihalelerle ilgili işleri veya Savunma Sanayii Müsteşarlığınca onaylanan savunma sanayii projelerini üstlenen Türkiye’de yerleşik kişilere açacakları döviz kredileri,
v) Türkiye’de yerleşik kişilere kullandıracakları ortalama vadesi bir yıldan uzun olan, 5 milyon ABD Doları ve üzerindeki döviz kredileri,
vi) Teminat olarak alacakları Türkiye’deki şubelerinde bulundurulan döviz ve/veya Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Teşkilatına (OECD) üye ülkelerin merkezi yönetimleri ile merkez bankalarınca ya da bunların kefaletiyle ihraç edilen yabancı para menkul kıymet tutarını geçmemek üzere Türkiye’de yerleşik kişilere ticari ve mesleki amaçlı kullandıracakları döviz kredileri,
vii) Bakanlıkça belirlenecek esaslar dahilinde Türkiye’de yerleşik kişilere açacakları döviz kredileri.
c) Bankalar ile Bakanlıkça belirlenecek diğer kişiler tarafından yurt dışında yerleşik kişilere döviz ve Türk Lirası kredi açılması serbesttir.
d) Kredilerle ilgili uygulama usulleri Bakanlıkça belirlenen esaslar doğrultusunda Merkez Bankasınca tesbit edilir.
e) Bankalar, Türkiye’de yerleşik kişilere ticari veya mesleki amaçla dövize endeksli kredi kullandırabilirler.
f) Türkiye’de yerleşik gerçek kişilerce, bu maddenin (b) ve (e) fıkraları ve Bakanlıkça belirlenecek haller dışında, yurt içinden ve yurt dışından döviz veya dövize endeksli kredi kullanılamaz.
g) Ticari veya mesleki amaç taşıyan finansal kiralamaya ilişkin bedeller döviz üzerinden ya da dövize endeksli olarak belirlenebilir.
Kredilerle ilgili uygulama usulleri Bakanlıkça belirlenen esaslar doğrultusunda Merkez Bankasınca tesbit edilir.Bankalar kullandıracakları döviz kredilerine ait ana para, faiz ve diğer masraf karşılıklarının zamanında yurda getirilmesi ile ilgili önlemleri alır ve bu hususu izlerler, zamanında yurda getirilmeyen dövizler hakkında Hazine ve Dış Ticaret Müsteşarlığına bilgi verirler.
1.2. Türkiye’de yerleşik kişi
Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar’da sıkça karışaşılan Türkiye’de yerleşik kiş ve dışarıda yerleşik kişi tanımını yapmakda fayda vardır.
Türkiye’de yerleşik kişiler: Yurt dışında işçi, serbest meslek ve müstakil iş sahibi Türk vatandaşları dahil Türkiye’de kanuni yerleşim yeri bulunan gerçek ve tüzel kişileri,
Dışarıda yerleşik kişiler: Türkiye’de yerleşik sayılmayan gerçek ve tüzel kişileri ifade eder[4]
Kambiyo mevzuatı açısından;
Serbest Bölgeler mevzuatına göre serbest bölgelerde faaliyet gösteren firmalar dışarda yerleşk sayılır.
Türkiye’deki yabancı elçiliklerde çalışan yabancı uyruklu kişiler dışarda yerleşik kişi sayılır.
Yurt dışında yaşamasın rağmen Türk işçileri Türkiye’de yerleşik sayılır.[5]
1.3. Yurt dışından temin edilen döviz kredileri
1.3.1. Genel Şartlar
Yurt dışından firmaların doğrudan doğruya veya bankalar aracılığı ile kredi temin etmeleri mümkündür. Bilanço büyüklüğü ve bilanço kalitesi uygun olan ve yurt dışındaki finansal kurumlarla kredi ilişkişi kurabilen firmalar Türkiyedeki bankaların aracılık etmesine ihtiyaç duymadan direkt olrak kredi alabilirler. Bu yeterliğe sahip çok sayıda Türk şirketi bulunmaktadır. Ayrıca Türkiye’de kurulu yabancı sermayeli şirketler ve yabancı sermaye ortağı bulunan Türk firmaları bu imkandan yararlanabilmektedir. Diğer taraftan ithalat, ihracat yapan firmalarımızın bazıları yurt dışında bilinirlikleri nedeniyle ilşikide bulundukları ülkelerin bankalarından kredi alabilecek kredibiliteye ulaşmışlardır..
Bu imkanı bulunmayan firmalar ise yurt içi bankalar aracılığı ile yurt dışından kredi alabilmektedir. Bu durumda yurt içi bankaların yurt dışındaki kreditöre garanti mektubu vermesi gerekmektedir.
Esas itibatiyle yurt dışından kullanılan kredilerin, yurt içindeki bir banka aracılığı ile kullanılması zorunludur. Gerek şirketlerin direkt yurt dışından kullandıkları krediler gerekse banka garantisi ile kullandıkları krediklerin bir yurt içi bankaya getirilmesi zorunludur.
Bu uygulamanın istisnaları vardır.[6]
1- Yurt dışındaki işleriyle ilgili olarak yurt dışından kredi sağlayan Türkiye’de yerleşik kişilerin bu kredileri doğrudan yurt dışında kullanmalarında,
2-İhracat kredi ve ihracat kredisi garanti kuruluşlarının garantisi kapsamında yurt dışından kredi sağlayanların bu krediyi doğrudan yurt dışındaki ihracatçı firmaya ödemeleri durumunda,
3- İhracat kredi veya garanti kuruluşu olmamakla birlikte, nakit kredi yerine malın peşin alımı ve vadeli finansman desteği sağlayan yurt dışındaki kalkınma bankalarından sadece mal ithaline yönelik sağlanan kredilerin doğrudan yurt dışındaki ihracatçıya ödenmesi durumunda,
4- Türkiye’de yerleşik kişilerce yurt dışından gemi satın alınması amacıyla yapılacak ithalat kapsamında sağlanan kredilerde bu şart aranmamaktadır.
Sözkonusu durumlarda kullanılan kredi yurt dışındaki ihracatcıya direkt olarak ödenebilir.
1.3.2. Kredinin yurt dışından kullanılan kredi sayılması
Bir kredinin yurt dışından mı, yurt içinden mi kullanılan kredi olduğu sorusu ilk bakışta anlamsız gelebilir. Kredi veren kurum veya kişinin Türkiye’de yerleşik olması veya yurt dışında yerleşik olması sorunun cevabı için yeterli olmalıdır. Ancak bazı durumları bu kadar net tanımlarla ifade etmek mümkün olmamaktadır. Örneğin, Türkiye’de yerleşik bankaların Serbest bölgedeki şubelerinden ve yurt dışındaki şubelerinden kullanılan kredilerin durumu izaha muhtaçtır.
32 sayılı karar ilişkin, TCMB’nın Sermaye Hareketleri Genelgesi bu konudaki tereddütleri giderecek açıklamalar içermektedir.
Türkiye’de yerleşik bankaların Serbest Bölgelerde faaliyet gösteren şubelerinin Türkiye’de yerleşik kişlere kullandırdıkları krediler yurt içinden kullanılan kredi sayılmaktadır. Bu anlamda serbest bölge şubeleri yurt içinde faaliyet gösteren şubelerden farksızdır.
Türkiye’de yerleşik bankaların yurt dışındaki şubelerinden veya Off shore şubelerinden (Serbest Bölgede faaliyet gösteren şubeler hariç) kullanılan krediler yurt dışından kullanılan kredi sayılmaktadır.
Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışından temin ettikleri sendikasyon kredilerine Türkiye’de yerleşik bankaların iştirak etmeleri durumunda, Türkiye’de yerleşik bankaların katılım paylarının ne şekilde işlem göreceği yine Sermaye Harketleri Genelgesinde cevap bulmaktadır. Buna göre; Türkiye’de yerleşik bankalar açısında yurt içine verilen döviz kredileri, kredi borçlusu açısından da yurt içinden kullanılan döviz kredisi olarak dikkate alınacaktır.
1.3.3. Yurt içi veya yurt dışı kredi sayılmasının önemi
Yurt dışından sağlanan işletme kredilerinde BSMV yoktur. Kredinin yurt içinden sağlandığına hükmedilirse faizler üzerinden BSMV kesilmesi gerekir.
Yurt dışından sağlanan işletme kredilerinde vade ve miktar sınırlaması yoktur. Kredinin yurt içinden sağlandığına hükmedilirse ortalama vadesinin asgari 1 yıl miktarının en az USD 5.000.000.- olması gerekir. Aksi halde dövize endeksli kredi sayılır. Bu taktirde kur farkları ve faizler üzerinden BSMV tahakkuku gerekir.
Yurt içinde yerleşik bankalardan kullanılan ortalama vadesi 1 yıl, tutarı asgari USD 5.000.000 olan döviz kredilerinde KKDF yoktur. Kredinin yurt dışından kullanıldığına hükmedilirse, faizleri BSMV’den muaf olur ama vadesine göre KKDF’na tabi tutulur.
1.4. İhracat Kredi Kurumları veya İhracat Kredisi Garanti Kuruluşlarından Sağlanan Krediler
Türkiye’de yerleşik kişiler doğudan veya banakalar aracılığı ile yurt dışındaki kaynaklardan kredi temin edebilirler. Yurt dışı kaynaklar aşağıdaki şekilde özetlenebilir.
-Yurt dışındaki bankalar,
-Türkiye’de faaliyet gösteren bankaların yurt dışı şubeleri,
-İhracat Kredi kurumları veya İhracat kredisi Garanti kuruluşları,
-ihracat kredi veya garanti kuruluşu olmamakla birlikte, nakit kredi yerine malın peşin alımı ve vadeli finansman desteği sağlayan yurt dışındaki kalkınma bankaları,
– Faaliyet gösterdikleri ülke mevzuatına göre kredi vermeye yetkili kurumlar,
– Faaliyet gösterdikleri ülke mevzuatına göre kredi vermeye yetkili olmayan kurumlar.
“İhracat Garanti Kurumları veya İhracat Garanti Kuruluşları” ile “ihracat kredi veya garanti kuruluşu olmamakla birlikte vadeli mal alımını finanse eden kalkınma bankaları” ifadesinin açıklanmasına ihtiyaç vardır.
Bütün ülkelerin kendi sanayisini ve ihracatını testeklemek üzere kurdukları İhracat Kredi kurumları bulunmaktadır. Bu kurumlar ihracatı direk finase etmekte veya finanse eden bankalara garanti vermektedirler. Örneğin: Almanyanın ihracat kredi ve ihracat kredisi garanti kuruluşu “Hermes”, Fransa’nın “Coface” İtalya’nın “Sace”’dir. Türkiye’de yerleşik bir firma Almanya’dan bir ithalat yapacak ise, krediblitesi ve şarları uygun olması koşulu ile, Hermes’in garantisi ile finasman sağlayabilir. Bu kurumlardan sağlanan krediler de bir tür döviz kredisdir.
“Yurt dışındaki ihracat kredi kurumlarından veya ihracat kredisi garanti kuruluşlarının garantisi kapsamında sağlanan kredilerin,
a) Türkiye’deki ithalatçının bizzat borçlu sıfatı ile yurt dışındaki kredi kurumu ile imzaladığı kredi sözleşmesine istinaden alınan krediye Türkiye’deki bankanın sadece ithalatçı lehine garanti vererek aracılık etmesi halinde, bu kredinin Türkiye’de yerleşik kişiler tarafından yurt dışından sağlanan nakdi kredi,
b) Türkiye’deki bankanın borçlu sıfatıyla kredi sözleşmesini imzalaması halinde, banka tarafından yurt dışından sağlanan nakdi kredi ve Türkiye’deki ithalatçıya açılan Türk lirası nakdi kredi; ancak Türkiye’deki ithalatçının Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 Sayılı Kararın 17/b maddesinde yer alan Türkiye’deki bankalarca döviz kredisi açılabilecek kişiler arasında yer alması halinde ise Türkiye’deki ithalatçıya açılan döviz kredisi, olarak değerlendirilmesi gerekmektedir.”[7]
Bu mahiyetdeki diğer kaynak, Kalkınma bankalarıdır. Özel sektörün yatırımlarının finasmanında özellikle bölgesel kalkınma bankaları ile karşılaşıyoruz.
“Başlıca bölgesel kalkınma bankaları Avrupa için (özellikle Doğu Avrupa) Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (European Bank for Reconstruction and Development (EBRD)); Afrika için Afrika Kalkınma Bankası (African Development Bank (AfDB)); Asya için Asya Kalkınma Bankası (Asian Development Bank (ADB)); Latin Amerika için Amerikalararası Kalkınma Bankası (Inter-American Development Bank (IADB)); İslam Kalkınma Bankası (Islamic Development Bank (IDB)); ve Kalkınma Danışma Komitesi (Development Advisory Committee (DAC)) ve Teknik Yardım Komitesi (Technical Assistance Committee (TAC)) gibi Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütünün (Organisation for Economic Cooperation and Development (OECD)) yan kuruluşlarıdır.”[8]
Bu bankalardan, İslam Kalkınma Bankası, nakit kredi vermek yarine, mal alımını islami kurallara göre finanse etmektedir. İslam Kalkınma bankasından sağlanan finansman da bir döviz kredisidir.
Ayrıca Amerika Birleşik Devletleri Tarım Bakanlığı’na bağlı “Commodity Credit Corporation-Ticari Kredi Şirketi (CCC)” tarafından Türkiye’deki ithalatçılara kullandırılan kredilerde, gerçekte garantör oldukları halde kredi sözleşmesinde Türkiye’deki bankaların borçlu olarak yer alması ve bu bankalar tarafından Türkiye’deki ithalatçıya açılan nakdi kredinin döviz olarak kullanılması nedeniyle, bu kredilerin de bankalar tarafından yabancı para (döviz kredisi olarak) kredi hesaplarında izlenmesi gerekmektedir.
İhracat Kredi Kurumları veya İhracat Kredisi garanti Kuruluşlarının garantisi ile sağlanan döviz kredilerinin Türkiye’ye getirilmeden, yani aracı bankaya transfer etmeden, ihracatçıya doğudan ödenmesi mümkündür. Bu avantaj İhracat kredi veya garanti kuruluşu olmamakla birlikte, nakit kredi yerine malın peşin alımı ve vadeli finansman desteği sağlayan yurt dışındaki kalkınma bankalarından sadece mal ithaline yönelik sağlanan krediler için de geçerlidir.
Uğur Yatmaz
Birleşmiş Tedarik Finansal Danışmanlık Aracılık Hizmetleri
[1] Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar Md. 17/f
[2] TCMB’nın 22.06.2009 sayılı yazısı Md.6
[3] www.tcbm.gov.tr
[4] Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar Md.2/b.c
[5] TCMB Sermaye Hareketleri Genelgesi III 2.1.7
[6] TCMB Seramaye Haraketleri Genelgesi III- 1.1.1
[7] TCMB Sermaye Hareketleri Genelgesi III-1.1.2
[8] Dünya’da ve Türkiye’de Kalkınma Bankacılığı ve Kalkınmanın Fianasmanı-2002
Kalkınma Bankası A.Ş Araştırma Müdürlüğü Sh.10
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Uğur YATMAZ Finansal Danışman
Uğur YATMAZ Proje ve Yatırım Finansal Danışmanlık Faaliyetleri
UĞUR YATMAZ DANIŞMANLIK FAALİYETLERİ Bir ülkenin gelişmişlik düzeyinden bahsederken sıklıkla kullanılan ölçütlerden biri de o ülked...
-
FİNANSAL KİRALAMA NEDİR? Finansal kiralama; fabrika ve ofis binaları, imalat makinaları, iş ve inşaat makinaları, kara, deniz ve hava ...
-
Eskiden beri istihbarat kurumumuz MİT hakkında çok şey söylendi. CIA ve MOSSAD’ın aparatı bile dendi. 1970’lerde kendi halkını fişleyen Mİ...
-
ODUNCU SEYİT ama biz onu daha çok Seyit Onbaşı olarak biliyoruz. Savaş biter. 1918 yılında köyüne döner. Çok fakirlik çeker. Orman...



